Renk Körlüğü ve Ekran Tasarımı

Test

Renk körlüğü, bazı renkleri algılamada yaşanan sorun veya bozukluklar için kullanılan biyolojik bir durumdur. Monochromacy, Dichromacy ve Anomalous Trichromacy olarak üçe ayrılır. Dichromacy en sık görülen ana türdür ve o da kendi içinde 3’e ayrılır;

  • Protanopia (kırmızı odaklı renk körlüğü),
  • Deuteranopia (yeşil odaklı renk körlüğü),
  • Tritanopia (mavi odaklı renk körlüğü),

Temelde bilmemiz gereken, kırmızı-yeşil renk körlüğünün bunların arasında en yaygın görülen sorun olduğu. Tabi aşağıdaki diğer olası sorun yaşatabilecek renk kombinasyonlarına karşı da dikkatli olmakta fayda var;

  • Yeşil – Kırmızı
  • Yeşil – Kahverengi
  • Mavi – Mor
  • Yeşil – Mavi
  • Yeşil – Sarı
  • Mavi – Gri
  • Yeşil – Gri
  • Yeşil – Siyah

Ekran tasarımında renk körlüğü sorunu yaşayan kullanıcıları dikkate almak için ne yapmamız gerekir sorusuna verilecek cevaplar çok da zor değil.

1) Yazıların arka plan ve ön plan renk kontrastlarına dikkat edin

Yazının okunabilirliği sadece renk körü kullanıcıları değil, tüm kullanıcıları yakından ilgilendiren konuların başında geliyor. Özellikle arka-ön plan renk seçimleri arasındaki uyumsuzluklar kullanıcıların içeriğe ulaşmalarının önündeki en büyük engellerden birini oluşturuyor. Dolayısıyla, içerikte kullanılan metinlerin arka planlarında yer alan renklendirmeleri belirlerken dikkatli olmakta fayda var.

2) Görseller üzerindeki yazıların okunabilirliğine özen gösterin

Tasarımın temasına uygun bir arka plan görseli kullanılmasını pek çok tasarımda görmek mümkün. Ancak ön planda yer alan yazıların okunabilirliği, arka-ön plan kontrastlığı açısından oldukça kritik. Arka plan resminin çok yoğun şekilde baskın ve ön plandaki yazının belli belirsiz olduğu durumlarda, kullanıcıların tasarımdaki yazıları fark edebilmesi neredeyse imkânsız olacaktır.

3) Grafikler ile bilgi verirken sadece renklere bağlı kalmayın

Ekran tasarımının vazgeçilmezlerinden birisi olan grafikler, kullanıcıları en hızlı ve kolay yoldan bilgilendirmenin de anahtarı. Yapılan en büyük hatalardan birisi, grafikler üzerinde kullanıcılara bilgi verirken sadece renklere bağlı kalmak. Aşağıda bulunan soldaki grafiği Protanopia (kırmızı odaklı) renk körlüğü olan bir kullanıcı sağdaki gibi görmekte. Burada temel sorun; renklere karşılık gelen bilginin yine renklerle temsil edilmesinden kaynaklanıyor. Renkleri destekleyici efektler veya grafiklerin şekillerle (ok vb.) desteklenmesi, bilgi verirken renklere olan bağlılığı da azaltacaktır.

   2a2b

4) Kullanıcıya vereceğiniz bilgi ve hata mesajlarını renklerle sınırlandırmayın

Ekran tasarımında kullanıcı ile etkileşime geçerken kullanılan bilgi ve hata mesajlarında, renk körlüğü sorunu olan kullanıcılar için mesajların sadece renklerle sınırlı olması, verilmek istenilen içeriğin gözden kaçmasına neden olabilir. Sadece renkli bir açıklama ile kullanıcıyı bilgilendirmek yerine, farklı görsellerle bu etkileşimi desteklemek, kullanıcıların verilen mesajını daha kolay şekilde algılamasını sağlayacaktır.

5) Tasarımdaki her bir bileşenin kullanıcı gözüyle nasıl algılanacağından emin olun

Ekran tasarımında kullanılan tüm bileşenlere bu gözle bakmayı alışkanlık haline getirmek önemli. Örneğin, yer tutucular özellikle form ekranlarında veri giriş alanlarının içerisine yerleştirilen etiketler olarak yaygın şekilde kullanılıyorlar. Ancak veri giriş alanlarında belli belirsiz görünen yer tutucuların algılanması da zor olabilmekte. Yer tutucunun veri giriş esnasında kendisini ilgili alanın yakınlarında bir yere konumlandırması sağlanarak kullanıcıların tasarımı daha etkin kullanmaları sağlanabilir.

Yine benzer şekilde düğme kullanımında birincil ikincil düğme uygulaması ile kullanıcılardan beklenen öncelikli aksiyonların ön plana çıkarılarak belirginleştirilmesi faydalı olacaktır.

Kısaca…

Renk körlüğü sorunu yaşayan kullanıcılar için uygun çözümler üretilmesi, günümüzün ekran tasarımı uygulamalarında en sık ihmal edilen konuların başında geliyor. Dünya üzerinde yaklaşık her 12 erkekten ve her 200 kadından birinde renk körlüğü bulunmakta.

Bu hesaba göre, tasarımlarınızı kullanan her 100 kişiden ortalama 10 tanesinin, ekranı sizin tasarladığınız gibi göremeyeceğini, vermek istediğiniz mesajları sizin amaçladığınız şekilde alamayacağını ve içerikte yer alan bilgilerden diğer kullanıcılarla eşit seviyede yararlanamayacağını düşünün.

Önemsenmemesi durumunda, karşınızda tasarımınızdan memnun olmayan bir kitle, müşteri yelpazenizde daralmalar ve marka değerinizin azalmasına varıncaya kadar bir dizi sorunun sizi bekleyeceğini daha en baştan kabul etmeniz gerekir.

Ancak, tasarımlarda yapılacak küçük ama etkisi büyük olan bu tür iyileştirmelerle renk körü kullanıcıların tasarımı daha etkin kullanmaları sağlanarak memnuniyet seviyelerinde önemli artışlar elde etmek mümkündür.

Yavuz İnal

Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden 2011 yılında doktora derecesini aldı. ODTÜ İnsan Bilgisayar Etkileşimi Araştırma Grubu'nda araştırmacı olarak yer aldı, insan bilgisayar etkileşimi ve etkileşimli oyun tasarımı konularında çalışmalarda bulundu. 2005 yılında Avusturya'da Fh-Joanneum Üniversitesi'nde kullanılabilirlik çalışmaları yaptı. Kamu kurumlarının web sitelerinin kullanıcı odaklı olmasını amaçlayan "Kamu İnternet Siteleri Rehberi (KAMİS)" Projesi'nde Proje Yöneticisi olarak görev aldı. Üniversitelerde "İnsan-Bilgisayar Etkileşimi" ve "Kullanıcı Arayüz Tasarımı" isimlerinde Yüksek Lisans dersleri veriyor. Kişisel web sayfası: http://www.yavuzinal.com/

Bir cevap bırakın