2014-15 UX ve UI Trendlerine Kısa Bir Bakış

2015 UX ve UI trendlerinden bahsetmeden önce, bizzat UI ve UX konularının son birkaç senedir en önemli trend olduğunu (ve bu iki kavramın birbirinden farklı olduğunu anladığımızı) görmenin mutluluğunu yaşadığımı söylemeliyim. Şirketler çok uzun bir zamandan sonra müşterilerinin ürün/servis özellikleri, fonksiyonları ile değil de bunların gerçek anlamda hayatlarına ne kattıkları ile ilgilendiklerini keşfettiler. Sanırım bu konuda özellikle Apple’a büyük bir teşekkür borçluyuz.

UXUI

2014 yılının başlarında Skeuomorphism tartışmalarının yavaş yavaş azaldığını, bu konseptin iyiden iyiye terkedildiğini gördük. Windows 8’in piyasaya sürülmesiyle hayatımıza giren basit ve modern görünümlü Metro tasarım konsepti ise yerini, köklerini kendisinden alan ama daha minimalist Flat tasarıma bıraktı. Flat tasarımda gradient renk geçişleri, gölge, eğim, kabartma gibi tasarım öğeleri yoktu, basitlik daha da ön plandaydı. Ve yılın sonlarına yaklaşırken de Google tarafından çıkarılan Material tasarımdan bahseder olduk. Material tasarımda Flat tasarımın üstüne katmanların daha belirginleştiği ara yüzler ve animasyonlu geçişler katıyor. Sonuç olarak daha iyisini aramaya devam ediyoruz ama basitlik ve netliğe odaklı genel prensip değişmiyor.

2015 yılının da temelde basitliğin güzelliğini kucaklayan Flat tasarım trendinin devamı şeklinde geçeceğini düşünüyorum. Çünkü müşterinin temel beklentisi de değişmiyor: “vaktimi boşa harcama”. Yani hepimiz müşterinin daha da azalan sabrı ve daralan dikkat süresi için savaşıyor olacağız. Bunun için de müşterilerimizin davranışlarını öğrenmeye, bir sonraki hareketlerini tahmin etmeye çalışıp, onları doğru yer ve zamanda doğru içerikle buluşturmaya çalışmaya devam edeceğiz. Ve içeriği mümkün olduğu kadar görsel ve doğru hiyerarşi içinde vereceğiz ki almak istediği bilgi veya aksiyona minimum zamanda ulaşabilsin. Bu bilgiler doğrultusunda bu senenin trendlerinin şunlar olacağını öngörmek mümkün; basılı işlerde olduğu gibi dijital işlerde de daha büyük görsellerin kullanımı; daha da fazla tipografi kullanımı (http://www.semplicelabs.com/); sizinle etkileşime giren hareketli butonlar ve her türlü mikro interaksiyonun yeniden tasarlanması; etkileşimli videolar; minimalist ve modüler kart odaklı tasarım; dijital ve fiziksel dünya deneyimlerinin birbirlerine daha da fazla entegre olması ve tabi ki tüm ekranlara duyarlı tasarım ve kişiselleştirme.

Daha sade ve işlevsel bir yıl dileğiyle…

 

Evrim Ersoy

Evrim Ersoy

Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. 10 yılı aşkın süredir kredi kartı, telekom ve bankacılık sektörlerinde dijital pazarlama üzerine çalışıyor. İnteraktif ve dijital stratejilerin geliştirilmesi ve uygulanması alanında uzmanlık sahibidir. Profesyonel kariyerine PwC’da başlayan Ersoy; sırasıyla Turkcell, UPS, Doğuş Otomotiv, Garanti Ödeme Sistemleri, 4Play ve Ethnogram ‘da çalıştı. 2012 yılında başladığı Garanti Bankası’ndaki iş hayatına Sosyal Platformlardan Sorumlu Birim Müdürü olarak devam etmektedir.

Bir cevap bırakın